İlkokul yıllarım

0
79

İlkokulu 1965-1970 yıllarında Fındıklı’daki Namık Kemal İlk Okulunda okudum. Birinci sınıfın ilk döneminde karnemdeki tüm notlarım zayıftı. Rahmetli Annemden öyle bir dayak yedim ki mezun olana kadar bir daha karnemde “iyi not” bile olmadı. Yani Pekiyi ile mezun oldum.[hidepost=0]

İlkokulda müthiş yaramaz bir öğrenciydim. Öğretmenim sınıfta beni kontrol altında tutabilmek için oldukça çaba harcardı. Başedemediği durumlarda da bi güzel okşardı. Bu dayaklar daha sonraki Darüşşafaka yıllarım için iyi bir antrenman olmuştur. Zira Darüşşafaka’nın ilk yıllarında da yaramazlığım devam etti ve hem hocalarımdan hem de ağabeylerimden bir hayli dayak yedim.

İlkokul arkadaşlarımın hemen hepsi mahalle arkadaşlarımdı. Evimiz de okulun iki sokak ötesinde olduğundan zahmetsizce okula giderdim. O dönemde okul tüm gün olduğundan öğle yemekleri için evlerimize dağılırdık. Sadece evleri uzak olanlar öğlen tatilinde okulda kalır, evlerinden getirdikleri yemekleri okul yemekhanesine yerlerdi. Bu çocuklara çok özenirdim. Zira onlar yemek yer yermez bahçeye fırlar ve doyasıya oynarlardı. Ben ise öğlen tatili bite- ne kadar okula gidemez, evde annemin nezaretinde dinlenirdim.

İlkokul arkadaşlarımdan bazıları ile halen görüşürüm. Bazılarının ise izlerini kaybettim. Ama onların da kalbimde yerleri hep mevcuttur. İlkokuldan unutamadığım arkadaşlarımın başında Turhan Durgun ve Refik Baki gelirler. Turhan ile ilkokul 3. sınıfta kan kardeş olmuştuk. Refik de bugünkü deyim ile “kankamız”dı. Bu üçlü adeta küçük bir çete idi. Yaşıtlarımız arasında terör estirir herkesi sindirir, bizim dediklerimizi yapmalarını sağlardık. Buna karşın bu üçlü, yaşıtlarımızın ve küçüklerimizin en önemli güvencesiydi. Mahalle kavgalarında aracı olur, racon keserdik. Bizim mahalleden çocuklara başka mahalle çocukları bir “yanlış” yapmış ise o mahalleyi basıp, hesap sormak da bize düşerdi.

İlkokulda izciliğe de merak sarmıştım. Ancak bu ilgimi Darüşşafaka'da sürdüremedim.
İlkokulda izciliğe de merak sarmıştım. Ancak bu ilgimi Darüşşafaka’da sürdüremedim.

Diğer arkadaşlarıma gelince; Tuğrul Şenel en iyi dostlarım arasındaydı. Ama o bize göre daha sakin hatta efendi bir çocuktu. Tuğrul ile birlikte Darüşşafaka Lisesi sınavlarına girdik ve kazandık. Arkadaşlığımız Darüşşafaka’da da devam etti. Unutamadığım bir başka arkadaşım da Sadık’tır. Sadık ve ailesi Arnavutluk göçmeni idi. O da gözünü budaktan sakınmazdı. Ama ailesi onu daha ilkokul 3. sınıfta, bir meslek edinsin ve haylazlık yapmasın diye terzi Kasım ağabeyin yanına çırak vermişti. Ben de ilkokulun 4. sınıfından itibaren Karaköy Limanındaki  turistik eşya satan bir mağazada çalışmaya başladığımdan aramızda bir yakınlık oluşmuştu. Bu, mahrumiyetin getirdiği bir yakınlıktı. Zira diğer çocuklar yaz ayları boyunca denize girip, eğlenirken biz akşama kadar çalışıp, akşam mahalleye geldiğimizde oyun oynayacak kimseyi bulamazdık.

O yıllarda Boğaz’da denize girmek son derece güvenli idi. Boğaz suları pırıl pırıl, tertemizdi. Denizde yüzen balıkları bile görmek mümkündü. Bizim mahallede,  İlkokulun birinci ve ikinci sınıf çocuklarını yaz aylarında  camiye kuran kursuna yollamak bir gelenek idi. Fındıklı parkı içinde yer alan camiiye, Kur’an öğrenmeye ben de gittim. Hocamız çok genç ve aydın bir kişiydi. Şimdi kendisi ile ilgili tek hatırladığım şey Balıkesirli olmasıdır. İsmini ve cismini unutmuşum. Ama bize kısa sürede Kur’an okumayı öğretmiş ve hepimizin Hatim indirmesini sağlamıştı. Derslerde bunaldığımız zamanlarda bunu derhal fark eder ve derse ara verirdi. Bizi, caminin arkasındaki balıkçı kulübesine götürür, oradan denize girmemize izin verirdi.

Bu kulübe, küçük bir kahvehane ve balıkçı sığınağı arası bir yerdi. Sahildeki sandalların büyük bir kısmı mahallede oturanlara aitti. Mahalleli, yaz aylarında bu kahvenin bahçesinde oturur, çayını kahvesini içip sohbet ederdi. Kahvehaneyi işleten Musa abi de oradan denize giren çocuklara sahip çıkardı. Ailelerimiz bizleri Musa abiye emanet ederdi. Kendisi o kadar otoriterdi ki hiç birimiz en ufak bir taşkınlık yapmaya cesaret edemezdik.[/hidepost]

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here