Futbolun Ergenekonu

Gönderen hayricem | 2008 - 2009 sezonu     Yorumlar
Ara 08
1

SL 13. Hafta – 29.11.2008
Fenerbahçe 2 : 1 Beşiktaş

Türkiye’de futbolu “Derin Güçlerin” yönettiği zaten biliniyordu ama bu kadar “Kör gözüme parmağım..” düzeyine gelmemişti. Bu haftaki FB-BJK ve GS-Hacettepe maçları ile “Derin Futbol” kendini tescil ettirdi. Aslında yıllardır lig FB ve GS arasında oynanıyor. Diğer takımlar ise sadece figüranlar. Sanmayın ki Trabzonspor da lig sonuna kadar bu şekilde gidebilecek. Fenerbahçe ile Galatasaray biraz belini düzeltsin, Trabzonspor da derhal başlanacak çelmelenmeye.

Türkiye’deki hakemlerden bir tek güvendiğim Fırat Aydınus idi. Ama o da eyyamcı çıktı. Ankaragücü-Fenerbahçe maçında eliyle, “Kart göster” işareti yapan Lugano’ya kart göstermeye cesaret edemedi. Çünkü, Lugano bu kartı görse, bir hafta sonraki Beşiktaş maçında oynayamayacak. Oysa benzer durumlarda, pek çok oyuncuya tereddütsüz sarı kartını göstermişti Fırat Aydınus. Ne diyelim? Sen de bunu yapıyorsan Türkiye’de futbol gerçekten bitmiştir Aydınus.

Gelelim bu haftaya; GS 21 puanla Trabzon’un 7 puan ,  Fenerbahçe  ise 20 puanla Trabzon’un 8 puan gerisinde. Her ikisi de Avrupa kupalarında yenilmişler. Her iki kulüp de zor günler yaşıyor. Bu haftaki maçları alamazlarsa lige havlu atacakaları gibi her iki kulüp de muhtemelen hocalarıyla yollarını ayıracak. Taraftar baskısı da cabası. Bu durumdan kurtulmaları için Federasyon iki tane “kahraman” hakemi sahaya sürüyor. Biri Hacattepe’yi katlederken, diğeri de Beşiktaş’ı ince kıyım doğruyor sahada.

Hacattepe’ye yapılanları herkes gördü ve sözde ayıpladı (!)  Maçın hakemi Süleyman Abay, Hacettepe 1-0 öne geçer geçmez 16. dakikada Tozo’ya hiç ilgisiz bir sarı kart gösterdi. Daha sonra Tozo 35. dakikada Barış’ın darbesiyle düştü. Brezilyalı, hakeme kart göstermesi gerektiği işareti yaptı ve hakem Fırat Aydınus’un “cesaret” edemediği şeyi yaparak Tozo’yu ikinci sarı karttan oyundan attı.  Maçın 56. dakikasında. Zoko, Hacettepe ceza alanında topa elle müdahale etti. Penaltı kararı veren AbayZokoyerine Teli’ye sarı kart gösterdi. 76. dakikada ise Teli ikinci sarı ve ardından kırmızı kartla oyundan atıldı. Aslında ilk kart doğru olan Zoko’ya çıkmış olsa Teli oyundan atılmayacak ve Hacettepe sahada 9 kişi kalmayacaktı. Bu da yetmezmiş gibi bariz ofsayt olan 3. golü de görmezlikden gelerek, golü iptal etmedi.

Abay’ın yapacağı tek şey vardır; Raporuna yanlış kişiye kart gösterdiğini yazıp, kural hatası yaptığını itiraf etmesi ve maçın yeniden oynanmasını sağlaması. Bunu yapamadığı takdirde, verdiği tüm kararlarında yanlı ve ardniyetli olduğunu bizzat kendisi belgelemiş olur. Ama nerde onda o yürek?

Gelelim Fenerbahçe maçındaki meşhur polis Bünyamin Gezer’e; Bu memur arkadaş da belli ki bir misyonla çıkmış sahaya. Beşiktaş 21. dakikada 1-1 lik eşitliği sağladıktan sonra bu memur arkadaş başladı sahada atacak adam aramaya. 30. dakikada Nobre, Lugano’yu vucut çalımıyla geçip bindirme yapıyor. Tam bu esnada Lugano arkadan tekmeyi basıyor Nobre’ye ama bizim memur arkadaşta tık yok. Faulu çalıyor ama eli cebine gidemiyor. Bir dakika sonra Cisse faul dahi çalınmayacak bir pozisyonda ilk sarı kartını görüyor. Daha sonra da 41. dakikada ikinci sarı karttan oyundan atılıyor. Cisse’ye elbette kızgınım, daha dikkatli olması gerekirdi. Ama asıl kızgınlığım, memur arkadaşın saha içinde atacak adam arayışını ve çabasını göremeyenlere. Her koşulda Cisse olmasa bir başkasını atacaktı. Memur arkadaşın hedefi Papila gibi kahraman olmaktı.

Spor yorumcularının, özellikle de Lig TV yorumcularının göstermek ve konuşmaktan korktukları çok önemli bir pozisyon vardı. 25. dakikada Serdar Özkan’ın ortasına Nobre vuruyor, top Lugano’da kalıyor. Lugano topu uzaklaştıramaya çalışıyor ama ayaklarını birbirine dolanıyor. O sırada ofsayta olan Sivok topu Fenerbahçe ağlarına yolluyor ama gol ofsayt gerekçesi ile sayılmıyor. Maalesef pek çok yorumcumuz da bu pozisyona ofsayt diyor.

Bu hakem eskileri ve yorumcular ya futbolu bilmiyor ya da bilerek kuralları çarpıtıyorlar. Bence ikinci şık daha uygun görünüyor.

Bakın BBC Sport Academy bu yeni ofsayt kuralını nasıl açıklıyor. Önce ilgilenenler için sayfanın adresini verelim: http://news.bbc.co.uk/sportacademy/hi/sa/football/rules/newsid_3634000/3634897.stm

Chelsea’nin bir pozisyonu ile bu yeni kuralı anlatıyor. Önce İngilizcesini alıntı yapalım;

The Chelsea team are in action for our final example.

 

Frank Lampard is busy in midfield and surges forward with the ball looking for his strikers.

The ball is played up to Hernan Crespo, but it’s not the greatest pass and ends up bouncing off a defender’s leg.

But wait! What’s this? The ball deflects to Crespo – who’s now in an offside position – he picks the ball up and lashes it into the goal.

Surely that was offside?

Nope, not this time!

Crespo was in an offside position, but the flag stayed down because the ball was played by an opposition defender.

That’s it! You should now be the offside supremo! “

“… but it’s not the greatest pass and ends up bouncing off a defender’s leg. “ Bu cümledeki “bouncing” kelimesinin sözlük anlamı “sekmektir”. Yani top, ofsayttaki oyuncuya rakip oyuncudan sekerek gelirse ofsayt pozisyonu bozulmuş demektir. Bunun tek istisnası, serbest vuruşlarda topun barajdaki ya da pozisyondaki oyuncuya çarparak ofsayttaki oyuncunun ayağına gelmesidir. Oysa bizim konuştuğumuz pozisyonda böyle bir durum söz konusu değil. Lugano topu uzaklaştırmaya çalışıyor ve top Sivok’un önüne düşüyor.

Dakika 25 ve bu poziyon gol olarak sayılsa Beşiktaş 2-1 öne geçecek. Hem de henüz bir oyuncusu atılmamışken. Fenerbahçe’nin bu skoru değiştirebilecek şansı olabilir miydi acaba?

Hakem Bünyamin Gezer bu pozisyonları bilemeyecek kadar az bilgili bir hakem midir? Bilgisizse söyleyecek bir sözüm yok. O zaman MHK’ya sitem ederim. Ama biliyor da çalmıyorsa, o zaman da o düdüğünü hakem olarak değil, trafik polisi olarak öttürmesini tavsiye ederim.

Tüm bu olumsuzluklara karşın, Beşiktaş 10 kişi ile rakibini kendi sahasına hapsetti ve çok güzel bir futbol oynadı. Biraz şans yanında olsa 10 kişi ile ikinci bir Kadıköy efsanesi daha yaratabilirdi. Ama olmadı. Bu başkan ve yönetimi olduğu sürece de olmayacaktır. Çünkü, hiç bir ağırlığı olmayan bu başkan ve yönetimini ciddiye alan hakem de yok de ondan!

Fenerbahçe:2 – Beşiktaş:1
29.11.2008

MAÇIN AYRINTILARI


Stat:
 FB Şükrü Saraçoğlu
Hakem: Bünyamin Gezer, Serkan Ok, Cem Satman, Hakan Özkan (4.)

Fenerbahçe: Volkan, Gökhan, Edu, Lugano, Roberto Carlos, Kazım, Selçuk, Alex (Dk.60 Josico), Uğur (Dk.69 Vederson), Deivid (Dk.83 Ali Bilgin), Guiza.

Yedekler: Emre, Vederson, Josico, Ali Bilgin, Önder, Deniz, Volkan Babacan.

Teknik Direktör: Aragones

Beşiktaş: Rüştü Reçber, İbrahim Toraman, Gökhan Zan, Zapotocny (Dk.71 Holosko), İbrahim Üzülmez, Ekrem Dağ (Dk.84 Uğur İnceman), Sivok, Cisse, Serdar Özkan, Nobre (Dk.75 Bobo), Delgado.

Yedekler: Hakan Arıkan, Tello, Bobo, Seric, Serdar Kurtuluş, Uğur İnceman, Holosko

Teknik Direktör: Mustafa Denizli

Sarı Kart: İbrahim Toraman (Dk.87)

Kırmızı Kart: Cisse (Dk.31 ve 41 sarı kart)

Goller: 11. dakikada Fenerbahçe Selçuk’un korner atışı sonrasında bulduğu golle 1-0 öne geçti.

21. dakikada Rüştü’nün uzun pasında sol kanattan hareketlenen Ekrem Dağ, ceza sahasına koşan Nobre’yi gördü. Kaleci Volkan ile karşı karşıya kalan Nobre’nin vuruşunda top ağlarla buluştu ve skora 1-1 eşitlik geldi.

26. dakikada Guiza’nın golüyle Fenerbahçe karşılaşmada 2-1’lik üstünlüğü elde etti.


Yorum gönder

Giriş

Arşivler

Yazı Takvimi

Aralık 2008
P S Ç P C C P
« Kas   Oca »
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031  

Kategoriler