İtalyan Depremi Türkiye’den Hissedildi

Gönderen hayricem | 2006 - 2007 sezonu, Birgün Gazetesi     Yorumlar
Tem 06
26

İtalya’daki depremin artçı sarsıntılarını Türkiye’de de hissetmeye başladık. Ancak, bizdeki fay hattını şimdilik tetikleyecek gibi görünmüyor. Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Ali Şahin, İtalya’ya bir heyet göndererek spor mahkemelerini inceleyecekelerini ve benzer önlemleri Türkiye’de de hayata geçireceklerini söyledi. Bu incelemenin yıllarca süreceğini ve sonuçta aynı hamam aynı tas yolumuza devam edeceğimizi söylersem kahinlik yapmış sayılmam diye düşünüyorum.

Çünkü spora, özellikle de futbola müdahale edenlerin başında politikacılar geliyor. Bir dönem Galatasaray’ın başarılarına önemli katkılar sağlayan Mesut Yılmaz ve Mehmet Ağar ikilisinin yerini şimdilerde Tayyip Erdoğan aldı. Fenerbahçe’nin başarısı için çırpınmanın yanı sıra kendisi ile futbol yüzünden küs olan Trabzon halkının gönlünü alabilmek için iş ortaklarını Trabzonspor’un başına getirdi.

Milletvekillerimizin, seçildikleri illerin takımları için verdikleri mücadeleyi ise hep ibretle izledik. Sahaya girip hakeme saldıran, oturduğu yerden sahaya şişe fırlatan Milletvekilleri partileri tarafından uyarılmadığı gibi neredeyse seçmenlerinin haklarını korudukları için taltif edildiler. Bugün şikeye karşı sesini mahçup bir şekilde yükseltmeye çalışan basınımız, geçmişte bu fanatik politikacıları göklere çıkartmakla meşguldu.

Sporda şike ile mücadele edebilmek için mafya ile etkin bir şekilde mücadele edebiliyor olma gerekir. Tayyip Erdoğan hükümetinin mafyaya karşı kararlı bir mücadelesini henüz göremedik. Arada sırada yapılan göstermelik operasyonlar dışında mafya halen günlük hayatımız içinde varlığını sürdürüyor. Hükümetin spor mafyasına karşı da kararlı bir tutum sergileyebileceğine ihtimal vermiyorum.

NEYLEYİM KUTLAYAMADIĞIM ŞAMPİYONLUĞU

Bir an için, vicdan ile cüzdan arasına sıkışmış olan adaletin bu sorunun üzerine gittiğini hayal edelim. Birinci ligin tepesindeki takımların yarısı ikinci lige düşürülür. Formalardaki yıldızların önemli bir kısmı sökülüp alınır. Türkcell bile Süperligden vazgeçip İkinci Lig maçlarını yayınlamaya başlar.

Böyle bir adımı en çok Beşiktaş taraftarları destekler. Çünkü bugüne kadar en çok Beşiktaş’ın şampiyonlukları çalındı. Varsaylım ki böyle bir operasyon sonucunda Beşiktaş’ın çalınan şampiyonlukları geri verildi. Formasındaki yıldızların adedi artırıldı. Peki, benim doyasıya kutlayamadığım şampiyonlukların telafisi olabilecek mi? Sokaklarda, elimde bayraklarla marşlar söyleyerek kutlayamadığım şampiyonluğun rakamsal ifadesinden başka bir değeri olabilir mi? Yanlışlıkla müebbete mahkum edilen kişini suçsuzluğunun anlaşılıp gençliğini tükettikten sonra salıverilmesi gibi bir olay bu. Adalet yitip giden bu gençliği geri verebiliyor mu?

Futbolun tepesindekiler ve politikacılar sikeyle mücadelede kararlı iseler geleceğe yatırım yapmak zorundadırlar. Geçmişdeki şike iddialarını kanıtlamanın imkansızlığını kendileri de biliyorlar. İmkansız bir mücadelenin içine girip, başarısız olmak şikecileri daha da yüreklendirir ve teşvik eder. Böyle bir zaman kaybına tahammül etmektense yeni yasal düzenlemelerle şikecilerin elini kolunu bağlamak daha mantıklı gözüküyor. Keşke geçmişle hesaplaşabilecek kadar basiretli yöneticilerimiz olsaydı.


Yorum gönder

Giriş

Arşivler

Yazı Takvimi

Temmuz 2006
P S Ç P C C P
« Haz   Ağu »
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
31  

Kategoriler