Beşiktaşlılığımla Gurur Duyuyorum

Gönderen hayricem | 2005 - 2006 sezonu, Birgün Gazetesi     Yorumlar
Nis 06
25

SL 31. Hafta Beşiktaş 0 : 1 Sivasspor 23.04.2006
SL 32. Hafta Manisaspor 0 : 1 Beşiktaş 28.04.2006

Geçen hafta yazıma başlarken de belirmiştim. Beşiktaş’ın ligde oynadığı maçlar artık izleyenlere keyif vermiyor. Beşiktaş seyircisi, Fenerbahçe ile oynanacak  Kupa finalinden dolayı sabrediyor, futbolcuları protesto etmiyor. Ama Beşiktaş seyircisi şu son iki maçta sahada kaç tane Çağdaş olduğunun bilincinde. Sahadaki diğer Çağdaşlarla Kupa finalinden sonra hesaplaşacaklar.

Maçtaki en olumlu olay, Beşiktaş yönetiminin, Devlet bakım yurtlarında kalan 2500 tane çocuğu maça davet etmesiydi. 19 Mayıs günleri tören yapan tek kulüp olan BJK, 23 Nisan’ı da hatırlayan tek kulüptü. BJK yönetimini bu tavrını gururla alkışlıyorum.

23 Nisan Çocuk Bayramı Dünya’da kutlanan tek çocuk bayramıdır. Bir sonraki gün ise (24 Nisan), Ermeni Diasporasının uydurduğu Soykırım Anma Günüdür. Ama Dünya’da 23 Nisan değil, 24 Nisan konuşulur.

Bir spor yazısı içinde çok fazla tartışılamayacak bir konu ama 23  Nisan sabahı gazeteleri gördüğümde Ermeni Diasporasının neden başarılı olduğunu bir kez daha anladım. Fenerbahçe’nin Galatasaray’ı yenmesi spor sayfalarından taşarak birinci sayfaya gelmiş ve 23 Nisan Bayramı haberinin yerini ve önemini küçültmüştü. Bizim önem vermediğimiz bir Bayram’a Dünya neden önem versin ki?

FB-GS MAÇINDAKİ KÜFÜRLERİN SORUMLUSU KİM?

Hazır FB-GS maçından söz etmişken,  maçla ilgili görüşlerimizi biz de aktaralım. Fenerbahçe galibiyeti hak eden taraftı. Ancak skorun bu kadar farklı olmasının tek sorumlusu Cüneyt Çakır’dır.  İkinci yarının hemen başında Saido’yu oyundan atması Galatasarayı bitirdi ve farkın açılmasına neden oldu.

Maçın teknik analizi beni ilgilendirmiyor. Ben, Aziz Yıldırım’ın maç öncesi yaptığı açıklamaların “tarafsız” basınımızda yeterince tartışılmadığına inanıyorum. Aziz Yıldırımın, önce Özhan Canaydın’ın, “Maça kol kola girelim” teklifini reddetmesi ve sonra da, “ Küfüre karışmam” demesi şayet haber değeri taşımıyorsa yayınladıkları iki sütuna 5 santim haberler bence de yeterlidir.

Aziz Bey’in bu işaretini alan seyrici de maçın başından sonuna kadar, hiç susmadan küfür ettiler. Fenerli dostlarım şimdi, “her maçta küfür edilmiyor mu” diye itiraz edecekler. Evet her maçta ediliyor ama hiç bir stadyumda yönetimin organizasyonu ile küfür edilmiyor. Fenerbahçe seyircisi maçta öyle bir pankart açtı ki, ben burada yazsam gazetem 1 ay kapatılır. Küfür edildiğinde ceza yağdıran Federasyon maalesef bu tür pankartlara karşı duyarsız kalıyor. Beşiktaş taraftarı ise maçta, Madımak katliamını unutmadığını anlatan bir pankart açtı. İşte iki takım taraftarı arasındaki fark! Bu farkı gördükçe Beşiktaş’lılığımla daha fazla gurur duyuyorum.

Federasyon cesur davranıp, Tuncay’a hindili tezahürattan dolatı ceza verebilseydi, Fenerbahçe yönetimi ve güdümlü basın mensupları işi bu kadar arsızlığa vardıramazlardı. Maç sonunda anonslarla söyletilen “hindili” tezahürat tamamen FB yönetimin organizasyonudur. Bu durumda, başka stadyumlarda edilen “hindili” ya da hindinin marifetini anlatan fiilli küfürlerden Aziz Yıldırım ve FB yönetiminin şikayetçi olma hakları yoktur.

BASIN KÜFÜRÜ KÖRÜKLÜYOR

Geçtiğimiz Pazartesi sabahı gazetelerin birinci sayfasında Fenerbahçe’nin hindili tişört bastıracağı sanki bir matahmış gibi yer aldı. Bu hindi olayı, Fenerbahçe’nin rakiplerine karşı yürüttüğü bir küfür kampanyasıdır. Bunu masum bir davranışmış gibi ekranlara getirenler ve gazete sayfalarına taşıyanlar aslında yangına körükle gidiyorlar. Aziz Yıldırım bilinçli olarak ortamı germekte ve kin ve nefret tohumları ekmektedir.Ancak, “rüzgar ekenfırtına biçer” sözünü unutulmamalıdır. En azından, basın bu ekiminin dışında kalmalıdır.

Manisa’da yapılan “Lay lay lom” anonsunun FB taraftarını tahrik ettiğini söyleyip, FB taraftarının taşkınlığını hoş gösteren “tarafsız” basınımız, Galatasaray maçından sonra FB yönetiminin yaptırdığı küfürlü anonsları görmezden gelerek ahlaki bir suç işlediler. Bundan sonra ağızları ile kuş tutsalar, onların fairplay, dostluk, kardeşlik içeren mesajlarına inanmam.

FB dostlarıma tekrar bir hatırlatma; Aziz Yıldırım küfüre değil kendisine küfür edilmesine karşıdır. Küfür konusundaki samimi olmayan bu tavrına inanmamanızı tavsiye ederim. Bir tavsiyem daha var ; Şimdiden şampiyon olmuş havasına girmeyin. Çünkü erken yapılan kutlamanın sonu hüsran oluyor. Maçtan sonra Aziz Yıldırım’ın sahaya girip futbolcuları kutlaması, bana Barcelona maçından sonra sahaya inip futbolcularını tebrik eden Serdar Bilgili’yi hatırlattı. Beşiktaş’ın Avrupa’daki çöküşü de bu alkış olayından sonra başladı. Benden söylemesi.


Yorum gönder

Giriş

Arşivler

Yazı Takvimi

Nisan 2006
P S Ç P C C P
« Mar   May »
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930

Kategoriler