Yenilmez Armada Yolda

Gönderen hayricem | 2005 - 2006 sezonu, Birgün Gazetesi     Yorumlar
Ağu 05
17

SL 2. Hafta Beşiktaş 2 : 0 Denizlispor 15.08.2005

Beşiktaş’ın Denizli’ye karşı oynadığı maçı hayranlıkla izledim. Kleberson ve Ailton’un bu kadar kısa sürede takıma intibak edeceğini düşünmüyordum. Ama her ikisi de sanki uzun yıllardır bu takımın birer elemanı gibi mücadele ettiler. Her ikisi de son derece doğru ve yararlı transferler. Bu transferleri gerçekleştiren yönetimi kutlamak lazım. Bu arada Adem Dursun’u da unutmamak gerekir. Zamanla takımın değişmezleri arasında olacağına inanıyorum.

Beşiktaş fizik gücünü doksan dakikaya çok iyi yayıyor. Oyunun temposunu istediği gibi yönlendiriyor. Rakip hücuma çıkarken pres yapıyor ve hücumu orta sahada durdurmaya çalışıyor. Böyle oynayınca da hem skoru lehine çeviriyor hem de seyir olarak çok güzel bir oyun ortaya koyuyor. Bu takımın üstelik halen eksikleri mevcut. Tümer/Sergen ikilisi değişmeli olarak bu takıma monte edilecek. İbrahim Akın iyileşir ve form tutarsa mutlaka kendine bir yer açacak. İşte o zaman yenilmez armadayı tekrar izleme şansına sahip olacağız.

Peki Beşiktaş’ın hiç mi eksiği yok? Elbette var. Forvette Youla çok yararlı ama son vuruşları zayıf bir oyuncu. Şu anda Beşiktaş, gol bölgelerinde bir tek Ailton ve geriden gelecek süpriz isimlerle sonuca gitmeyi planlıyor. Ailton’un yedeği ise yok. Çünkü ne Ahmet Dursun ne de Veysel bugüne kadar kendilerine verilen şansı değerlendiremediler. Özellikle Veysel çok kötü bir dönem geçiriyor. Bundan sonra Beşiktaş’a yararlı olacağına inanmıyorum. Bence bir an önce satılmalı. Belki de Rıza Hoca vitrin amacıyla oyuna sokuyor. Ailton’un sakat ya da kart cezasılı olacağı dönemlerde onu yedekleyecek iyi bir santrafora ihtiyaç var.

SEYİRCİSİZ FUTBOL

Seyircisiz futbol oynamanın seyir açısından ne kadar zevksiz bir aktivite olduğunu hep birlikte bir kez daha gördük. Ayrıca seyircinin oyunun skoruna nasıl etki ettiğini de tekrar hatırlamış olduk. Fenerli dostlarım geçen sene Beşiktaş’ın ne kadar büyük haksızlığa uğradığının farkına varmışlardır sanırım. Futbol ancak seyirci ile güzeldir. Aksi takdirde bir antreman maçından farkı kalmıyor.

Bu arada Tuncay ile ilgili de bir kaç şey söylemek isterim. Geçen senenden beri Tuncay’ın yaptığı faulleri dikkatle izliyorum. Rakibine sakatlamak amacıyla giriyor ve sonra da hiç bir şey olmamış gibi özür diliyor. Hakemlerin büyük takım oyuncularına gereğinden fazla hoş görülü davrandığını biliyor ve bunu kullanıyor. Maçın başında Diyarbakırspor kalecisine öyle tehlikeli bir şekilde girdi ki, kaleciyi Allah korudu desek yeridir.

Tuncay ayrıca iki yüzlü davranıyor. Hakem kendisine reklam panolarını tekmelediği için sarı kart gösterirken neredeyse hakeme sarılıp öpecekti. Yüzündeki tebessümle hakemin haklı olduğunu teyit ediyor ve omuzuna samimi bir şekilde dokunarak, hem özür diliyor hem de “Haklısın Hocam” diyordu. Ama oyundan çıktıktan aynı hakeme “şerefsiz” sıfatını layık görüyor. Üstelik de bomboş stadyumda kimsenin duymayacağını zannederek. Ben Tuncay’ın bu davranışlarını bir Milli futbolcuya yakıştıramadım. Umarım FB yönetimi kulağını sıkı bir şekilde çeker.

Yorum gönder

Giriş

Arşivler

Yazı Takvimi

Ağustos 2005
P S Ç P C C P
« Tem   Eyl »
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031  

Kategoriler