Fenerbahçeli Dostlara Bir Açıklama

Gönderen hayricem | 2004 - 2005 sezonu, Birgün Gazetesi     Yorumlar
Mar 05
30

Bazı Fenerbahçe’li dostlarım geçen hafta yazdığım “Alkışlar Taraftara” başlıklı yazımı yanlış anlamışlar. Beni, Beşiktaş taraftarının küfür etmesini hoş görmekle suçlamışlar. Oysa yazımı dikkatle okusalardı, değil küfürü hoş görmeyi, Beşiktaş taraftarını üç dakika daha sabredemediği için eleştirdiğimi anlarlardı. Yazıya biraz daha önyargısız bakabilselerdi, Beşiktaş taraftarını kendilerine küfür edilse bile karşılık vermemeye, hatta rakip takımların taraftarlarını da bu konuda eğitmeye davet ettiğimi görürlerdi.

Benim anlatmak istediğim, medyanın, küfüre karşı kampanya başlatan bir camiaya bakarken devamli bardağın boş tarafından bakması. Eğer bir taraftar grubu 87 dakika küfür etmemiş ve son üç dakika içinde otuz saniye bile sürmeyen bir süre küfür etmişse bardağın dolu tarafı daha çok demektir. Otuz saniye bile sürmeyen küfür tribünlerin büyük çoğunluğu tarafından bastırılıyorsa bu iyi bir başlangıç demektir. Rakip taraftarlar doksan dakika boyunca küfür ediyorken böyle bir başlangıç yapan taraftar grubu desteklenmelidir. Bundan sonra doksan dakika boyunca hatta sadece tribünde değil yaşadıkları her mekanda küfür etmeyen taraftar olmaları için teşvik edilmelidir. Benim savunduğum da işte budur.

Beşiktaş taraftarı benim bu mesajımı herkesten iyi anlamıştır. Bakın taraftar sitelerine; Söz konusu yazıma gelen mesajların yüzde doksandokuzu bundan sonra hiç küfür etmemek üzerine yazılmış mesajlardır.

GS BAYAN BASKETBOL TAKIMINA YAZIK OLDU

GS bayan basketbol takımının küme düşmesine gerçekten üzüldüm. Çünkü Türkiye’de sporun her dalında FB, GS ve BJK rekabeti çok önemli. Bu üç kulüp yarıştıkları her branşta spora heyecan ve güzellik katıyorlar. Basketbol ,voleybol ve hentbol gibi bazı spor branşlarında müessese takımları daha güçlü bile olsa, bu sporların gelişmesinin ve kitlelere mal olmasının en büyük sebebi üç büyük kulübün bu branşlardaki rekabetidir. Bu üç kulüp sadece futbol ile ilgilenseydi inanın tüm spor salonları boş kalırdı.

GS bayan basketbol takımının küme düşmesine eminim BJK ve FB seyircileri de en az GS tarfatarı kadar üzüldü. Ama medya bu konuda ne yaptı? Birinci sayfadan FB taraftarının ne kadar sevinçli olduğunu yazdı. FB taraftar sitelerinden alıntılar yaparak FB ile GS taraftarları arasına düşmanlık tohumları saçtılar. Benim işte eleştirdiğim konu da buydu. Medya olaylara hep bardağın boş tarafından bakıyor. Bu konuda sevinç mesajı yazan FB taraftarlarının azınlık olduğunu onlar da biliyorlar ama amaçları, var olan düşmanlığı daha da körüklemek. Türkiye’de spor sahalarında terörizmi körükleyen kuvvetlerin başında tahrik edici yayınları ile medya geliyor. Bu arada verdikleri demeçlerle ve sergiledikleri tavırlarla kulüp başkanları ve yöneticilerini de unutmamak gerekir. FB’li dostlarıma şimdi soruyorum; Abdi İpekçi’deki maçta sayın Aziz Yıldırım’ın ve yönetici arkadaşlarının kabadayı bir tarzda Beşiktaş seyircisinin üzerine yürümesi spor yöneticiliğine yakışan bir tavır mıdır? Kendilerine küfür edilmesini asla hoş göremem ama yöneticilik ve başkanlık mevkii her türlü koşulda iyi örnek olmaktan geçer. Başkan ve yöneticilerin kulakları sağır olmak zorundadır. Yöneticilik yaptığım dönemde FB Stadyumunun Şeref Tribününde şahsıma ve yönetici arkadaşlarıma edilen küfürleri hayatımın hiç bir döneminde işitmemiştim. Ama üstlendiğimiz görevin ağırlığı ve sorumluluğu yüzünden kimseye karşılık vermeden kulaklarımızı tıkayıp maçlarımızı seyretmiştik.

Atalarımız bu konuda çok güzel laflar etmişler : “Balık baştan kokar” ve “ İmam sırıtırsa cemaat kırıtır” gibi.


Yorum gönder

Giriş

Arşivler

Yazı Takvimi

Mart 2005
P S Ç P C C P
« Şub   Nis »
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031  

Kategoriler