Televizyondan Maç İzlemek  Zor Zanaat

Gönderen hayricem | 2004 - 2005 sezonu     Yorumlar
Eyl 04
14

Süper Lig                5. Hafta                    Sakaryaspor 1 : 4 Beşiktaş             12.09.2004

Pazar günkü Beşiktaş maçını hastalığım dolayısıyla TV’den izledim. TV’den izlemekle, çıplak gözle izlemek arasında dünyalar kadar fark var. En azından sahadaki dizilişi, topsuz alandaki mücadeleleri, kimlerin kimlerle boğuştuğunu göremiyorsunuz. Yönetmenin görmenizi istediği kadarıyla yetiniyorsunuz. Dolayısıyla TV’ye bakıp yorum yapmak bence pek mertlik sayılmaz. Spor yazarı olarak kendime Vedat Okyar’ı örnek almışımdır. Ben de onun gibi “tabelacı”yımdır. Uzun bir aradan sonra galip gelmiş takımım için, Vedat ağabeyin deyimiyle “vıdı vıdı” yapmaya gerek yok. Beşiktaş’ın bundan sonra daha iyi olacağına yürekten inananlardanım.

Üç haftadır Del Bosque’yi eleştirdiğim için bazı dostlarımız bana kızmışlar. Bu konuda birçok telefon ve e-mail mesajı aldım. Aşağıdaki mesajı, “Haftalık Futbol Ateşi” adlı dergide yazan, değerli spor yazarı dostum Fuat Çimen yollamış. Noktasına, virgülüne dokunmadan sizlerle paylaşmak istedim. Dostlar arasında fikir ayrılığı olması doğal, bu ayrılıkları ise aşağıdaki üslupla dile getirmek harika.

Ağabey yazını okudum,

Bence en büyük hatalardan biri Tayfur’un mevcut menajerliğinin hâlâ dayatılmasıdır. Adam iyi hoş adam ama ne camiye imam ne de kızımıza koca alıyoruz. Kaptanlığı kokmaz bulaşmaz referanslı. Almancası nedeniyle Matheus düşünülerek o görev verildi ama Tayfur’la bu iş olmaz. Bizim Rıza’nın antrenörlüğündeki Daum’la ilişkisi gibi. 

Del Bosque gibi bir adam şu anda yalnız adamdır. Zaten Carew ve Juanfran transferlerinin dışında hiçbir transferi de kendine ait değildir. Onun yanına verilecek, örneğin çok yönlülüğüyle bu işi yapabilecek Feyyaz gibi bir menajer, adamın birçok anlamda Türkiye’deki ufkunu geliştirecektir.

Derwall gibi bir hoca geldiğinde de GS’de aldığı sonuçlardan dolayı ilk maçlarında yerden yere vuruldu. Ama adam süreç içinde GS’nin 15 yıllık geleceğinin mantalitesini yarattı. Keza İngiltere Genç Milli Takımı’nın hocası Gordon’a gösterilen sabır. Bence bu üçünün en büyük ortak misyonu genç ve gelecek vaat eden bir takımı yaratmak.

Sözüm asla sana değil ama spor basınında Del Bosque’ye şimdiden dar ağacını kuranlara. Bence Del Bosque’yi asmamak, onu Türkiye’deki futbolu, Türk futbolcusunu bilen bir menajerle beslemek gerekiyor diye düşünüyorum.”

Sevgili Fuat, haklısın, biraz acele ettik galiba. Ama bizim derdimiz testi kırılmadan müdahale etmekti.

Birkaç söz de TV maç spikerleri hakkında söylemek istiyorum. Geçtiğimiz hafta Atina’da oynanan milli maçı anlatan spiker bence sınıfta kaldı. Hem de bir daha o sınıfı geçmemek üzere. Maç boyunca yorumlarıyla Yunan düşmanlığını o kadar çok körükledi ki bir tek Cihad çağrısı yapmadığı kaldı. Maç boyunca hakemin Türkiye aleyhine çalıştığını söyleyip durdu. Yunan takımı bir faul yapıyor, bizim spiker feryat figan bağırıyor, “Hani kart nerede?” diye. Allah, Allah, benim görmediğim bir şey mi gördü diye yavaşlatılmış tekrarları daha bir dikkatle izliyorum. Bana göre hakem faul bile vermese olur. Ama bizim spiker, “Kart, kart!” diye bağırmaya devam ediyor. Biraz sonra bizim çocuklar öyle bir faul yapıyor ki ben yanımdakilere, “Eyvah şimdi kırmızı kart gelecek!” diyorum. Hakem faulü veriyor, kart göstermiyor. Ama o sırada bizim spiker, “Bunun neresi faul?” diye ortalığı inletiyor. Pozisyonun tekrarını izlerken yanımdakiler hakemin hoşgörülü davrandığını söylüyorlar. Spiker ise o sırada bu hakemle Türk takımlarının bugüne kadar hiç maç kazanamadığını anlatıyor. Ve bu komedi tam doksan dakika sürüyor.

Maç spikerleri bu tür hataları sadece milli maçlarda yapmıyorlar. Lig maçlarında da benzer tahrikler yaşanıyor. İstanbul takımlarının maçlarını anlatan spikerler ellerinden geldiğince yorumlarını rakip Anadolu takımları aleyhine yapmaya özen gösteriyorlar. Rating ve yağcılık uğruna düşmanlık tohumları ekiyorlar. Son sözüm TV Spor Müdürlerine; Öncelikle personelinize yorumculukla sunuculuk arasındaki farkı anlatın. Spiker yorum yapmaz, sadece sunar. Zaten yanına arada sırada konuşmasına izin verdiğiniz birer yorumcu oturtuyorsunuz ya, bırakın yorumları onlar yapsın.

Yorum gönder

Giriş

Arşivler

Yazı Takvimi

Eylül 2004
P S Ç P C C P
« Ağu   Eki »
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930  

Kategoriler